banner22

banner9

23 Temmuz 2014 Çarşamba

Sykes-Picot sınırlarının ortadan kaldırılması

Ebu Abade el Magribi’den IŞİD açıklaması

Irak Şam İslam Devleti’nin şer’i kadılarından Ebu Abade el Magribi’den IŞİD aleyhine ortaya atılan bütün suçlamalara ve karalamalara cevaplar geldi.

04 Şubat 2014 Salı 12:30
Bu haber 2129 kez okundu
Ebu Abade el Magribi’den IŞİD açıklaması
Takva Haber / Haber Merkezi

Aşağıda Ebu Abadah El Mağribi'nin Irak Şam İslam Devleti hakkında yaptığı Şer'i bir açıklama yer alıyor. 

Çeviri kaba bir çeviridir ve 15 sayfa uzunluğunda uzun bir açıklama olduğundan alakasız olabilecek bazı bölümleri silinmiş olabilir.


"Bereketli Şam topraklarında size yaptığım bir açıklamadır; Fitne başladıktan sonra etrafımdaki kardeşlerimin öldürüldüğüne ve kaçırıldığına tanık oldum. Evet burada olan şeyi bir fitne olarak adlandırma gereği doğrudur, fitne olmasının gerçeği çoğu kimsenin düşündüğü gibi sadece 2 Müslüman grup arasında çatışma, bir diğerine karşı haddi aşma değildir, bunu görüntünün sadece bir parçası diye adlandıracağım İnşa'Allah. Burada bir fitne söz konusudur ancak doğrularla ile yanlışlar birbirine karıştırılmış hatta bazı samimi alimler haddi aşan katilleri Mücahid olarak tanımlarken, samimi Mücahidleri haddi aşanlar olarak tanımlamıştır. Bu bir fitnedir çünkü Allah (Subhane ve Teala) Mücahidlerin safını kirden temizlemek istedi ki böylece zafer bunu hak edenlere gelecektir.

Bu bir fitnedir Allah (s.v.t) salih kullarını hatalarından arındırmak istedi ki onlar hatalarından dönebilsin. Bu bir fitnedir çünkü Allah (s.v.t) samimi grubun işlemiş olduğu hatalarından ders çıkarmasını istiyor ki büyük zafer elde edilsin. Pek çok yalan ve iftira yayıldı hatta samimi ve güvenilir olanlar bile aldanabilir, bu yüzden etrafımda şahit olduğum olayların bir tanığı olarak bereketli topraklardan bu açıklamayı kaleme almak istedim.

Birinci mesajım: Alimlere ve samimi vaizlere... İsim verecek olursam Şeyh Süleyman El Ulvan, Ebu Muhammed El Makdisi ve Ebu Katade El Filistini'ye (Allah hepsini esaretten kurtarsın, derecelerini arttırsın). Sevgili Şeyhlerimiz bazılarının bugün gruplar arasındaki savaşta yaşanmakta olanların Mücahid gruplar arasında, birbirlerine karşı bazı haddi aşmalarla, bir fitne olduğuna, ve bu iç çatışmanın nedeninin İslam Devletinin (IŞİD) bir aşırılığı ve hataları yüzünden meydana geldiğini, bu nedenle tugaylar/birliklerin İslam Devleti'nin kendilerine karşı baskısına tepki verdiğini ve iç çatışmanın böylece başladığını ve bunun ardından diğerleri dünyevi kazanç için IŞİD'e saldırmak üzere fırsata katıldığını ve sonuç olarak Mücahid gruplar arasındaki çatışmanın sadece bağımsız bir mahkeme ile çözümleneceğine size inandırmak istediğini bilin.

İşte bu basının resmetmeye çalıştığı görüntüdür ve basın sürekli olarak İslam Devleti (IŞİD) ve Ahrar El Şam arasındaki savaştan bahsiyor hatta çatışmanın bir tarafı olmadığını belirtmeye çalışmasına rağmen denkleme Jabhat El Nusra'yı da ekliyor. Gerçekte ise bu saldırı IŞİD'a karşı Batılılar ve Arap istihbarat servisleri tarafından önceden planlanmış bir saldırıdır.

Ve bu çatışma Adnan El Arur ve Shafi El Ajmi ve onlar gibi Ulusal Koalisyon ve Ulusal Meclisler çizgisinde olan ve Mücahidler hakkında sürekli yalan söyleyen şer alimler tarafından itildi. Bu plan ÖSO çeteleri, suç çeteleri, uyuşturucu tacirleri ve hırsızlar tarafından yürütüldü. Ve amaç sadece İslam Devleti'ni değil Şam Cihadını yok etmektir ve eğer onlar istediklerine kavuşurlarsa dikkatlerini Cabhat El Nusra ve diğer samimi gruplara yönelteceklerdir.

Biz ne yazık ki söylemek durumundayız; Ey Şeyhlerimiz! Siz Mısır'da karşı karşıya kaldıkları durumda Müslüman Kardeşleri destekleseniz de Müslüman Kardeşler'in Suriye'deki kolu zeminde, Ulusal koalisyon ve Ulusal meclislerde ki takipçileri ile bu entrikaların bir ortağıdır. Yaşananların gerçeği budur, bu IŞİD ile hem Ahrar hem de İslami Cephe arasındaki çatışan tugaylarla birlikte oldu.  Her iki tarafın haklı şikayetlerinin bir sonucu olarak her iki tarafta da haddi aşma meydana geldi.

Bu şikayetler hak ettikleri gibi çözülmedi ve ateşlenene kadar birikti ve İslami Cephe saldırıyı (bize karşı) başlatan oldu. Eğer bunların nedeni IŞİD'in yanlışları ve aşırılıkları olsaydı IŞİD ve Ahrar (İslami Cephe) arasındaki çatışmanın durdurulması gerekirdi ve tüm tarafların sorumlu olduğu çatışma nedenlerine bir çözüm bulmamız gerekirdi. Ancak bu çatışmanın tamamını temsil etmiyor, ya da sadece küçük bir kısmını temsil ediyor.

Diğer savaş ve savaşın çoğu (IŞİD ve Ahrar (İ.C)hariç) Mücahidler ve Sahveler arasındadır, basının ana çatışmanın IŞİD ve Ahrar (İ.C) arasında olduğu şekilde göstermesi samimi olanları aldatmak içindir ki  böylece IŞİD'e karşı savaşanlara yardım edebilsinler, IŞİD'in imajını lekelesinler ki ne yazık ki olmakta olan şey de budur.

Sevgili Şeyhlerimiz, bize karşı savaş ilan edenler; zındık Cemal Maruf ve Amar El Wawi'nin liderlik ettiği "Ceyş'ül Mücahidin" ve "Suriye devrim cephesidir". Onların kim olduğunu Suriyelilere sorun, bize sormayın! Hatta Faysal El Kasım'a (Dürzi) bile onların hakikatini sorabilirsiniz! Cemal Maruf (ve grubu) bir çözümü tartışmak için onlara gittiğinde, Cund'al Aksa lideri Şeyh Ebu Abdelaziz El Katari'yi öldürdü ve onun cesedine yaklaşan herkese ateş açtı.

Liva El Tevhid'in El Bab'ta ki lideri Hacı Fasl'a gelirsek, onun işlediği suçları yerel halka sorun.. IŞİD'in ana karargahında yükseltilen bayrak, Ahrar El Şam'ın bayrağı değil, SUK (Suriye Ulusal Koalisyonu) bayrağıdır. Nasıl tehdit edildiklerini ve onlara tüm Mucahirleri çıkaracaklarını nasıl anlattıklarını Cabhat El Nusra Mücahidlerine sorun.

IŞİD'in geri çekildiği bölgelerde ÖSO çeteleri tarafından işlenen tecavüzleri, ihlalleri bölgedeki halka sorun. IŞİD'e yardım ettikleri suçlamasıyla evlerine saldırılan ve malları gasp edilen Suriyelilere sorun. IŞİD'in şeriat kurslarında eğitim aldıkları için tutuklanan çocuklara sorun. Silah yokluğundan, yeterli sayıda silahları olmadığından şikayet eden Humus'ta ki samimi tugaylara ve Humus halkına onların çok büyük sayıda silahlarla nasıl ortaya çıktığını sorun! Bu silahlar neredeydi ve neden şimdi açığa çıktı?

Sahve liderlerini Amerikalı subaylarla birlikteyken görebilirsiniz ki şimdi bu saklanamayacak kadar açıktır. Eğer tanıklığımızı kabul etmiyorsanız o takdirde Cenevre yolunu açmak için  Batılıların emriyle Mücahidleri ortadan kaldırmak için Batılı bir komplo olduğunu söyleyen analistler Faysal El Kadım ve Abdelbari Atwan'a sorun. Şaşırtıcı olan şey çoğu insanın hem öldürenin, hem de öldürülenin Cehenneme gittiği İslami Gruplar arasında bir fitne olarak savaştan ızdırap duyuyor olmasıdır. Bugün yaşanan çatışmanın nedeninin Irak'ta Mücahidlerin yoğun savaş yürütmeleri, Irak'ta aşiretler ve Mücahidlerin biraraya gelmesi dolayısıyla Mücahidlerin güçlenmesinden korktukları olduğunu herkes biliyor.

Onlar kazanmış olduklarını düşündü ve kendi gerçekliklerini açığa vurmada acele etti ve Cabhat El Nusra'ya "tekfirci" ideolojisini ve El Kaide, El Zevahiri ile bağlantılarını terk etme çağrısında bulunmaya başladılar. Gerçekte ÖSO sözcüsü Zındık Luay El Miktad "Suriye'yi Zevahiri'nin kuklalarına bırakmayacağız" dedi. İslami Cephe konusuna gelirsek, onların çoğu askeri samimidir ve onlardan bazıları liderlerinin ihanetlerini gördükten sonra IŞİD'e karşı savaşmayı reddetti onlardan bazıları fitne savaşında yer aldı, bazıları da mürtedlerin yanına katıldı ve bize karşı savaştı.

Çoğu insan İslami Cephe'ye hüsnü zan yaptı, çünkü onlar kuruluş açıklamasında Şeriatı uygulamak istediklerini belirttiler. Bunların bazıları Rabbani ve Sayyaf'ın da Şeriat uygulamaya söz verdiğini unutmuş.

Değerli Şeyhlerimiz! Bu cephenin askeri lideri Zehran Alluş'u ki herkes onu Suudi istihbaratı ile bağlantıları ile tanır ve onun ordusunun geri çekilişi Suriyelilerin kendilerinin bile onlara güldürmesi ile meşhurdur, evet onu Suriyelilere sorun. Onun Müftüsü "Kakaz", Şeyh Makdisi ve Şeyh Ulvan'ın bu dönemin Haricilerinden olduğunu belirtti. Ahrar El Şam lideri Hasan Abbud'a gelirsek, zaman onun dürüst olup olmadığını ispatlayacak ancak o Katar'ı iki defa ziyaret etti ve O herhangi bir engelleme ile karşılaşmadan Türkiye'de rahatça seyahat eder.

İslami Cephe projesi gerçekte bir Suudi istihbarat projesidir, bazıları buna bilerek katıldı (Suudi istihbarat bağlantısı olanlar), ve diğerleri iyi düşünce ve samimi niyetlerle katıldılar ancak  onlar mali yardıma ihtiyaçları olduğunu bu nedenle karşılıkçı çıkarlar için girdiklerini bilmediler. Ve onların istekleri yani İslam Devleti'ne karşı istekleri karşılandı. Ancak ey değerli Şeyhlerimiz! Bazı insanlar onlar çıkana ve kendi ağızlarıyla Suudi rejiminin kuklaları olduklarını söyleyinceye kadar inanmayacaklar.

Ey Şeyhlerimiz, bazıları hatta ÖSO hakkında  hüsnü zan beslerken, İslam Devleti hakkında sui zan (kötü şüpheler/düşünceler) besliyor. Şeyhlerimizden bazıları sadece bizim hatalarımızı ve bize karşı yapılan şikayetleri hatırlıyor ancak münafıkların komplolarını unutuyor, siz ey Şeyhlerimiz, Ebu Basir Tartusi'nin hakkımızda söylediklerini kabul edecek misiniz... Pek çok kimse yaşananların nedeninin IŞİD'in hataları olduğunu söyleyebilir, IŞİD'in zayıf projesi, herkese bunu zorla dayatması, bazı üyelerinin aşırılıkları ve bağımsız mahkemeleri reddetmesi ve diğer nedenler pek çok tavsiyecinin odaklandığı şeyler, insanlar sadece IŞİD'e karşı şikayetlerini bildikleri bir noktadalar. Ancak onlar IŞİD'in düşmanlarının tezgahları ve cömer ihaneti hakkında bir şey bilmiyor.

Cevap şudur: Biz yaptığımız hataları kabul ediyoruz ancak IŞİD'in mevcut olmadığını farz edelim, hala ortada hatalar olmayacak mı, ve onlar yapılan hataları (örneğin Cabhat El Nusra'ya karşı) kullanmak için kendilerini haklı çıkarmayacak mı. Eğer hatasız bir Cihad olmuş olsaydı, bu komploların IŞİD'e karşı değil, aslında Cihada karşı olduğunu bilen Allah düşmanları bu operasyonları yapamayacak mıydı? Biz bu savaştan sakındık ve İslami olmayan grupları onlarla savaşmak istemediğimiz konusunda uyardık, ancak onların bir cevabı yoktu çünkü onların IŞİD hakkında "şikayetleri" umrunda değil, çünkü onlar paralı katillerdir ve bu kesinlikle kanıtlandı. Evet bu çatışmada hatalar yaptık, saldırmamamız gereken yerleri hedef aldık ancak bu saldırılar düşük düzeyde kaldı.

Evet Devlet (IŞİD) saflarında bir takım aşırlıklara sahip olan bazı askerler vardır ve belki de bu aşırılık bazı şartlar altında gerçekleşmiş olabilir ancak bu bizim menhecimiz veya siyasetimiz değildir, Akidemiz değildir ve kararlarımızı şekillendirmiyor. Osman'a (r.a) karşı çıkan ve onu öldüren Hariciler Ali'nin (r.a) ordusunda değiller miydi? Cemel vakasında Ebu Zübeyr, Talha ve Aişe'ye (r.anhum) karşı savaşmadılar mı, sonra Sıffın'da Muaviye (r.a) ile savaşmadılar mı ve buna rağmen saflarında Hariciler bulunmuş olsa da savaşan iki Müslüman grup arasında haklı olan Al (r.a) değil miydi? Evet bazıları muhtemelen Şeyh Adnani'nin açıklamasının sert olduğunu söylenecektir, ancak Irak'ta İslami Parti (sahve) olarak aynı projenin tekrarlandığı görmemizi bizim için özür kabul etmeyecekmisiniz. Evet, bizimle Cabhat El Nusra'dan kardeşlerimiz arasında olanlar oldu, ancak biz değerli Şeyhlerimizin tam olarak nelerin olduğu konusunda gerçekleri öğrenmediğine inanıyoruz.

Biz, Irak ve Suriye'de ki bir İslam devletinin gelecek Halifeliğin temeli olacağını ümit ediyor olsak ta Hilafet için biat peşinde olduğumuz ve benzeri hiç düşünmediğimiz şeyleri konuşmaktan korkulmuyor mu. Emin olun Şeyhlerimiz, İslam Devleti'nin akidesi Ehli Sünnet vel Cemaattir, Harici değildir. Emin olun değerli Şeyhlerimiz, biz sizi ve Şeyh Zevahiri, Şeyh Ebu Basir Wuheyşi, Abd El Vedud vb.. gibi cihad liderlerini doğru yol ve menhecin koruyucuları olarak görüyoruz. Eğer biz IŞİD'in yolunun farklı olduğunu görürsek onlarla birlikte kalmayız çünkü biz nereye gidersek gidelim şahısların değil hakikatin peşinden gideriz. Ve burada bazı içtihadlar ve özel detaylar olduğuna inanıyoruz.

Bizim ikinci mesajımız:  Dünyanın heryerindeki Mücahid liderlerine ve Şeyh El Hakeem Dr. Eymen El Zevahiri'ye olacak.
Allah biliyor ki Şeyhimiz sizinle bizim aramızda meydana gelen farklılıklar bizi yaraladı, sevgili Şeyhimiz, emin ol sizin nezdimizdeki yeriniz aynıdır, eskiden olduğu gibi baba ve hakim konumundadır. Bazı aşırılıkçıların cahilliğine ve sizin hakkınızda meçhul söylemlerine itibar etmeyin, sizin nezdimizdeki statünüzü biliyorsunuz.

Allah seni affetsin ey Şeyh Ebu Muhammed El Cevlani,
çatışmayı ağırlıklı olarak bir fitne olarak tanımladın ancak savaşın Cihadı ortadan kaldırmak için yapıldığını görüyorsun.

Bazı asker ve birliklerine sadece Muhacir oldukları için saldırıldığını duymadın mı? Devlete karşı savaşmaları dışında hiç ortada olmayan silahların nasıl ortaya çıktığını görmedin mi? Zındık Luay El Miktad'ın (ÖSO sözcüsü) "Zevahiri'nin kuklası" diye adlandırdıklarına yaptığı tehdidi duymadın mı? Ey sevgili kardeşimiz meydana gelen fitneden (Ahrar ile savaş) masumiyetini ilan etme hakkına sahipsin ki biz de bundan hoşlanmıyoruz, hatta istersen IŞİD'in politikalarını kınayabilirsin, ancak adaletli ol ve dinimize saldıran, dinimize iftira atan ÖSO'daki şebbihalar ve ulusal koalisyon köpeklerine karşı kardeşlerine yardım et! Sadece popüler desteğe, halk desteğine güvenme ve bu bağlamda Müslüman Kardeşlerin başına gelene bak...

Müslüman Kardeşler(ihvanı müslimin), henüz ordu kendilerine karşı bir darbe yapmadığında popüler desteğini sürdürmek için Şeriat uygulamasını bir kenara terk etti ve "popüler destek" onlara yardım etmedi. Biz en azından sadece ulusal koalisyona karşı sadece destek arıyoruz, çünkü halen sendeki ve askerlerindeki iyiliğini görüyoruz ve bunun için halen bekliyoruz belki yakında olur.

Son mesajımız IŞİD askerlerine:
Size kalbimden şu sözleri söylemek istiyorum, samimi bir tavsiye olarak alın bu sözleri.

Ey kardeşlerimiz biz, başımıza gelenlerin kendi ellerimizden yaptıklarımız yüzünden başımıza geldiğini bilmeliyiz. Allah (s.v.t) söylüyor " Onların (müşrikler) başına (Bedir'de) iki mislini getirdiğiniz bir musibet (Uhud'da) sizin başınıza geldiğinde "Bu nereden başımıza geldi?" dediniz, öyle mi? De ki: "O (musibet) kendinizdendir." Şüphesiz Allah'ın gücü herşeye hakkıyla yeter"

Biz, değerli kardeşlerimiz üzerimize kötü bir musibetin gelmesinin ve en kötü insanların bize saldırmasının başlıca nedenini kendi aramızda veya bizimle insanlar arasında- bazı askerlerimizin işledikleri hatalar ve yaptıkları baskılar olduğundan emin olmalıyız ki biz onlara haklarını geri vermede aceleci olmadık.  Ve biz zaman zaman sadece varsayımlar üzerine insanlar hakkında hüküm verme ve onları yargılamada aceleci olduk. Ve saflarımıza bazı aşırılıkçılar girmiş olabilir, biz hatalarımızı düzeltinceye kadar üzerimize düşen bu  musibetten kaçmamızın bir yolu yoktur. Bizim ilk görevimiz hakları sahiplerine geri vermek, bize karşı olan her şikayeti incelemek ve Allah'tan bağışlanma dilemektir. Eğer biz bunu yaparsak, o takdirde sevinebilir ve Allah'tan gelecek zaferi bekleyebiliriz.

Ey kardeşler! Şu anda olmakta olan iki savaş arasında ayrım yapmalıyız, ilki Fitne savaşıdır: Bu, her iki tarafında çözümlenmeyen şikayetlerinden kaynaklanan bizimle Ahrar El Şam ve diğer Müslümanlar arasındadır, bu çatışma geçerli ve caiz değildir. Bu çatışmayı durdurmak için çabalamalı, sorunu kökten düzeltmeliyiz, ve saldırıya maruz kalan sadece saldırana yanıt vermelidir. Şikayetler ve sorunlar üzerine bizimle savaştıklarını iddia eden Ahrar El Şam ve diğer herhangi bir grubun tamamını tekfir etmemiz doğru değildir. Bizimle savaşan her grubu tekfir etmek bizi Harici düşüncesine yaklaştırır ve biz Haricileri ve onların düşüncelerini reddediyoruz. Bu gruplar Müslümandır ve onlar kendilerini İslam'dan çıkaracak açık bir günah durumuna düşmedikleri sürece kanları haramdır. Onlarla sadece onların haddi aşmışlığını geri püskürtmek için savaşın ve onlarla savaşın sonunu getirmek için bir yol aramalıyız. Buna dayanarak, onların mevzilerine, üslerine patlayıcılarla saldırmak yasaktır ve bu tür saldırılardan masum olduğumuzu ilan ediyoruz, eğer onların üslerinde kuklalar ve mürtedlerin (SUK vb) olduklarına dair elimizde kanıt olursa o başka. Ve bunun içinde elimizde açık bir kanıt olması gerektiğinin farkında olalım ki haram olan kanı dökmeyelim.

Dahası ÖSO'nun tamamını mürted olarak etiketlemek ve genellemekte yasaktır, örneğin ÖSO'dan Albay Riyad El Esad'ı adil duruşu ile biliyoruz ve ÖSO'nun emri altında savaşan pek çok savaşçı İslami tugaylar altında savaşanlardan daha iyidir. Ve bazı gruplar sadece ismen ÖSO bayrağı altındadır ve onların Mücahidlere karşı duruşları iyidir. Bu nedenle sadece isme dayanarak genelleme yapılmamalı ve hüküm verilmemelidir. Bu nedenle ÖSO bayrağı altında olanlara mürted demek veya "ÖSO bir mürted oluşumudur" demeye izin verilemez, bu bir aşırılıktır ve bir grubu mürted olarak ilan etmek için kesinlik gereklidir.

Bizimle savaşanlara gelince, onların tamamı da mürted hükmüne düşmüyor, bizimle savaşanlar arasında mürtedler, kendi heva ve hevesinin peşinde olup büyük günaha düşenler ve cahil olanlar vardır. Diğer İslami Gruplarla çatışmak mürtedlere karşı bir savaş değildir, bunu söyleyen Haricilerin dediklerini söylemiş olur. Bizim onlara karşı savaşımız saldırganları engellemek içindir. İslam Devleti'ne (IŞİD) karşı savaşmak birini İslam'dan çıkaran, Müslümanlığı geçersiz kılan bir şey değildir ve bir kimseyi mürted yapmaz. Bu savaş (İslami gruplarla) bizim istemediğimiz ve nedenlerini düzeltmenin yollarını aramamız gereken bir savaştır, eğer onlar bize saldırırsa, biz onları püskürtürüz.

Sahve olarak etiketlediğimiz diğerlerine gelince bilin ki bu Şeriatta üzerine bir temeli olan bir Şer'i etiketleme değildir. (Yani birini Sahve olarak etiketlemek onların mürted olduğu demek değildir). Ahrar El Şam'dan olan kardeşlerimizi Sahve olarak etiketlememeliyiz. Aslında İslami Cephe'nin tamamını "sahve" olarak etiketlememiz veya genelleme yapmamız da doğru değildir. Bu bir baskıdır bir hatadır ve bundan kaçınmalıyız.

Şeyh Adnani'nin son videosunda "Sahve" sözcüğü kullandığında bu grupları kasttetiğini düşünmeyin, ki bu Şeyh Adnani'nin bizi önlediği bir aşırılıktır. Ey sevgili kardeşler; şüpheli, bilmediğimiz kişilerin IŞİD'i desteklemek için ortaya çıkacağını ve IŞİD'e yardım etmediği için Cabhat El Nusra'yı tekfir etmeye başlayacağını ve Suriye'de ki tüm İslami grupları tekfir etmeye başlayacaklarını bilin. Bu tür söylemler gerçek dışıdır, yalandır. Farkında olun! Farkında olun bu aşırılık daha önce IŞİD'i desteklediği bilinenlerden gelirse de farkında olun. Bize tavsiye veren veya bizimle hemfikir olmayan herkesin bir düşman olduğunu düşünmeyin, belki de bu tavsiyeciler bizim pek çok destekçimizden daha iyidirler.

Şeyh Ebu Ömer El Bağdadi şunu söyledi: "Her zaman haklı olduğumuzu düşünmüyoruz, biz de hatalar yapıyoruz ve bu kaçınılmazdır, yanlış yaptığımızda da bizi desteklemek doğru değildir, tek doğru olan da biz değiliz."

O yüzden böyle durumlarda bizi "destekleyen" ve Şeyh Ulvan, Şeyh Makdisi, Şeyh Ebu Katade ve bizimle hemfikir olmayan diğer samimi alimlere saldıranlardan sakının onlardan kaçının.

Sahve'den mürted ve münafıklara gelince Şeyh Adnani'nin gururlu konuşmasında söylediği gibi onları ortadan kaldırın.

Ey İslam Devleti'nin Askerleri İslam'ı savunmak için savaştığınız farkında olun. Bir grup için savaşanlar Asabiye için savaşan insanlardır, Asabiye için savaşan insanlar olmayın.

Takva Haber için tercüme edilmiştir.



    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!

    Yorumlar
    Toplam 5 yorum mevcut

  • hakkbilgi 6 ay önce yorumlandı

    Bu yaziyi herkes okumali mutlaka..yaymamiz lazim insAllah

  • Meyem Bint Mesud 6 ay önce yorumlandı

    Çok güzel bir yazı Allah razı olsun

  • daerece 6 ay önce yorumlandı

    Kardesler bn bunu.twitter da nasil paylasabilirim telden giriyorum?

  • simdi kardes olduk 6 ay önce yorumlandı

    Takvahaberdeki kardesler ilkkez size allah razi olsun dedim vallahi sizin bu yaziniz kalbime su serpti insallah bu yaziyi tam metin haline getirp ana baslikda bulundurun ve kafasi karisik olan kardesler bu yazi ile cok iyi mutmain olular insallah insallah fitne atesi sonmeye basladi

  • mustafa dağıstanlı 6 ay önce yorumlandı

    Allahu Ekber, gönüllerden şüpheleri gideren hakkı haykıran ve münafıkların habis niyetlerini ifşa eden bir açıklama.elhamdu lillah

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
İSLAM ÜMMETİNİN KURTULUŞU NASIL GERÇEKLEŞİR?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner21
KARİKATÜR
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV